Özgür Nevres

Özgür, Rumeli Feneri Daisuke ile 2007 Ağustos'unda İstanbul'da tanıştım. Kendisi dünya turunun İstanbul ayağındaydı. Türkiye'ye Bodrum'dan giriş yapmıştı ve yaklaşık bir haftalık yolculuk sonunda İstanbul'a ulaşmıştı. İstanbul'da Ulaş Apak'ın evinde kalıyordu. Bizi tanıştıran da Ulaş oldu. Bir hafta sonu, Ulaş, Daisuke ile birlikte boğazın Anadolu kısmını baştan başa kat ettiler, daha sonra Rumeli Kavağı'ndan motorla Beşiktaş'a geçtiler. Ben kendilerini Sarıyer'de bekliyordum, Daisuke ve Ulaş ile buluştuk ve boğaz boyunca bu kez ters yönde, Taksim yönüne doğru pedalladık.

Hayatımın en özel ve en unutulmaz günlerinden biriydi. İnsan her gün bir dünya gezgini ile karşılaşmıyor ne de olsa.

Daisuke, dünya üzerinde çok çok az insanın başarabildiği bir işi başarmış, dünyayı hem de kendi gücü ile dolaşmış biri. Ancak o kadar alçakgönüllü ve nazik biri ki, onunla konuştuğunuzda, zannedersiniz ki böylesine müthiş bir maceraya atılmış bir insan değil, hafta sonu tatili için uçakla İstanbul'a gelmiş ve birkaç gün kalıp geri uçacak. Daha gideceği yerleri sayıp dökerken sanki oraları arabayla gezmekten bahsediyor. Oysa bahsettiği şey binlerce kilometre, ve bisiklet üzerinde.

Pek çok insanın hayalindeki şeyi başarmış. Ona gerçekten çok imrendim. Alçakgönüllülüğüne ve nezaketine, dost canlılığına ve en önemlisi cesaretine hayran kaldım.

Ne kadar şanslıyım ki, Daisuke ile ikinci bir kez daha buluşma şansım oldu. İlk buluşmamızdan bir hafta sonra Daisuke beni aradı, hala Ulaş'ın evinde kalıyormuş ve Pazartesi yola çıkacakmış, yola çıkmadan önce son bir kez buluşup pedallamayı önerdi. Tabii ki sevinçle kabul ettim. Bu kez Anadolu yakasında, Kadıköy'den Tuzla'ya kadar gidip geldik. Bolca sohbet ettik, Daisuke, yanında taşıdığı Japon bayrağını çıkardı ve bana imzalattı. Geçtiği ülkelerde edindiği arkadaşlarına imzalatıyormuş bayrağı. Beni çok duygulandıran ve gururlandıran bir jestti.

Dilerim Daisuke'nin dünyada barış dileği bir gün gerçekleşir ve tüm insanlar arkadaş olur.

Özgür on blogspot


geri